Skip to content Skip to footer
Ulusal Belgesel Film Yarışması

Filmler

BAY OKAN

2026 /  70’ / Renkli Color / Türkiye Turkey Fransa France

Yönetmen/Director:  Mümin Barış

Senaryo/Screenplay: Tayfun Luxembourgeus

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Volkan Durmuş

Sanat Yönetmeni / Art director : Behçet Güleryüz

Kurgu / Editing : Levent Çelebi

Oyuncular /Cast : Tunç Okan, İlyas Salman, Dilistan Balcı

Yapımcı / Producer : K. Onur Karakuş

Yapım / Production:  Layla film

Özet/ Summary

Bay Okan, önemli filmleriyle tanınan yönetmen Okan’ın hibrit bir portresidir. Otobüs gibi Locarno ve Karlovy Vary gibi büyük uluslararası festivallerin yanı sıra New York’taki New Directors/New Films’de de gösterilen filmlerin yönetmenidir.

Hayatının ilerleyen yıllarında Okan, Türkiye ile Yunanistan arasında gidip gelir, yerleri, anıları ve tamamlanmamış jestleri yeniden ziyaret eder. Bu gözlemsel katmana paralel olarak ilerleyen bir yol filmi — Mercedes Mon Amour adlı filmini anımsatan — vardır; burada ana karakter, yerinden edilmişliğin ve zamanın ağırlığını taşıyarak Avrupa’dan eve döner.

Belgesel mevcudiyeti ile ölçülü bir kurgusal yolculuğu harmanlayan Bay Okan, sürgün, yaşlanma ve sinemanın sınırlar ötesindeki kalıcılığı üzerine düşünür. Bu hem bir yönetmenin portresi hem de imgeler, tarih ve coğrafya yerleşmeyi reddettiğinde geriye ne kaldığına dair bir meditasyondur.

Bay Okan is a hybrid portrait of Okan, the director of important films such as The Bus, which was screened at major international festivals including Locarno and Karlovy Vary, as well as New Directors/New Films in New York.

Now in the later years of his life, Okan moves between Turkey and Greece, revisiting places, memories, and unfinished gestures. Running parallel to this observational layer is a road movie — reminiscent of his film, Mercedes Mon Amour — in which the main character returns home from Europe, carrying with him the weight of displacement and time.

Blending documentary presence with a restrained fictional journey, Bay Okan reflects on exile, aging, and the persistence of cinema across borders. It is both a portrait of a filmmaker and a meditation on what remains when images, history, and geography refuse to settle.

Yönetmen / Director

Kırcaali, Bulgaristan doğumlu olan yönetmen, yedi yaşında siyasi nedenlerle ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etmiş ve İstanbul’da büyümüştür. Prag’daki FAMU’da Film Yönetmenliği eğitimi almış, Londra’daki King’s College’da Film Çalışmaları alanında yüksek lisansını tamamlamış ve Filmuniversität Babelsberg Konrad Wolf’tan uygulamalı doktora derecesi almıştır. Melez sinema, belgesel ve deneme filmi pratikleri arasında çalışan yönetmenin işleri; bellek, göç, sınırlar ve sanatsal pratiği araştırmayla birleştiren deneysel formları keşfeder. Ayrıca Béla Tarr’ın yürüttüğü bir film yönetmenliği atölyesine katılmış ve burada daha sonra Trieste Film Festivali’nde yarışma bölümünde gösterilen Bereketli Bir Gün adlı kısa filmini yönetmiştir.

Born in Kırcaali, Bulgaria, he moved to Turkey with his family for political reasons at the age of seven and grew up in Istanbul. He studied Film Directing at FAMU in Prague, completed an MA in Film Studies at King’s College London, and received a practice-based PhD from Filmuniversität Babelsberg Konrad Wolf. Working across hybrid cinema, documentary, and essay film practices, his work explores memory, migration, borders, and experimental forms that combine artistic practice with research. He also participated in a film directing workshop led by Béla Tarr, where he directed the short film Bereketli bir Gün, which later screened in competition at the Trieste Film Festival.

EPİPE

2026 /  40’32’’ / Renkli Color Siyah Beyaz B&W/ Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Güneş Terkol

Senaryo/Screenplay: Güneş Terkol , Elmira Terkol

Müzik / Music : GUGUOU,Güneş Terkol

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Güneş Terkol

Çizim: Aynur Fomin, Güneş Terkol, Mert Öztekin, Güçlü Öztekin

Animasyon: Yiğit Yeşillik, Mert Öztekin

Sanat Yönetmeni / Art director : Güneş Terkol

Kurgu / Editing : Nazlı Çapar

Yapımcı / Producer : Güneş Terkol

Özet/ Summary

Film, Kazan Tatarları’nın 19. yüzyılın sonundan itibaren Rusya’dan Çin’e ve ardından Türkiye’ye uzanan kademeli göç yolculuklarını odağına alır. Coğrafyalar ve kuşaklar arası bu köklü aktarımı yerel tanıklıklar üzerinden izleyen yapım; çizim, animasyon, ve söyleşi pratiklerini bir araya getirerek çok katmanlı görsel-işitsel bir hafıza mekânı inşa eder.

Adını Tatar halk kültüründe neşe, hareket ve topluluk ritmini simgeleyen meşhur bir kadın dans şarkısından alan Epipe, savaşlar, işgaller ve rejim değişiklikleriyle sınanmış bir topluluğun yaşama tutunma iradesini görünür kılar. Zorunlu göçler boyunca korunan el emekleri, bedensel eylemler ve bir aradalık pratikleri; kuşaktan kuşağa devredilen bir direnç arşivine dönüşür.

The film focuses on the gradual migratory journeys of the Kazan Tatars from Russia to China, and subsequently to Turkey, starting from the late 19th century. Following this deep-rooted intergeographical and intergenerational transmission through local testimonies, the production blends drawings, animation and video interviews to construct a multi-layered audiovisual space of memory.

Named after a famous women’s dance song that symbolizes joy, movement, and community rhythm in Tatar folk culture, Epipe brings to light the survival will of a community tested by wars, occupations, and regime changes. Handicrafts, physical actions, and practices of togetherness preserved throughout forced migrations transform into an archive of resilience passed down from generation to generation.

Yönetmen / Director

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Ardından Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Bölümü’nde yüksek lisans derecesini aldı. 2018 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nde pedagojik formasyonunu tamamladı. Video, kumaş, dikiş, ses ve çizimi kullanan sanatçı, işlerinde toplumsal cinsiyet meselelerini ele alıyor. Kolektif çalışmanın ve ortak bir amaç etrafında bir araya gelmenin büyük önemine inanan sanatçı; katılımcıların gündelik gerçekliklerinden ve hayal dünyalarından yola çıkarak farklı ülke ve şehirlerdeki atölyelerde kolektif işler üretti. 2005’ten bu yana hem bireysel olarak hem de Ha Za Vu Zu sanat kolektifiyle işler üreten sanatçı, GuGuOu adlı müzik grubunda performanslarını sürdürüyor.

She graduated from the Department of Painting at the Faculty of Fine Arts  of Mimar Sinan University and subsequently obtained a master’s degree from the Department of Art and Design at Yıldız Technical University. In 2018, she completed her pedagogical formation program at Mimar Sinan University. Working with media such as video, fabric, stitching, sound, and drawing, she addresses issues of gender in her work. Deeply committed to the importance of collective work and uniting around a shared purpose, she has created collaborative projects in workshops across different countries and cities, drawing inspiration from everyday realities and imaginative worlds of the participants. Active since 2005, she has produced work both individually and as part of the art collective Ha Za Vu Zu while also performing with the music group GuGuOu.

HIZIR7GÜN   / HIZIR7DAYS

2026 /  60’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Salih Tuncer Singin

Senaryo/Screenplay: Salih Tuncer Singin

Müzik / Music : Salih Tuncer Singin

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Salih Tuncer Singin

Yapımcı / Producer : Salih Tuncer Singin

Özet/ Summary

Karadeniz’in İstefan (Çaylıoğlu) köyünde küçük ölçekli balıkçılar için deniz, yalnızca bir geçim kaynağı değil, kuşaklar boyunca aktarılan bir yaşam biçimidir. Huzur arayışıyla memleketine dönen müzisyen Şerafettin ise taş ocaklarının dinamit sesleriyle sarsılan köyünde, kendi elleriyle yaptığı evin duvarlarının dinamitlerle çatladığına tanık olur. Hızır7Gün, adını aldığı “Hızır7” teknesinin yedi günlük deniz döngüsü boyunca Şerafettin’i ve köyün balıkçılarını takip eder. İlk altı gün boş kalan ağlar, yedinci gün az miktarda balıkla dolar. Ancak bu döngünün ardında yalnızca bir rızık mücadelesi değil; azalan balık, trol avcılığı, taş ocağının yarattığı tahribat ve bölgede kurulması planlanan balık çiftlikleri karşısında giderek daralan bir yaşam alanı vardır.

In the Black Sea village of İstefan (Çaylıoğlu), the sea is not merely a source of livelihood for small-scale fishermen, but a way of life passed down through generations. Musician Şerafettin, who has returned to his hometown in search of peace, finds his village shaken by the dynamite blasts of nearby stone quarries, while cracks begin to appear in the walls of the house he built with his own hands. Hızır7Gün follows Şerafettin and the village fishermen over the course of seven days at sea aboard “Hızır7”, the boat that gives the film its name. For the first six days, the nets remain empty; on the seventh, they finally bring in a small catch. Yet behind this cycle lies more than a struggle to make a living: declining fish stocks, trawling, the destruction caused by the stone quarry, and planned fish farms are steadily shrinking the community’s living space.

Yönetmen / Director

Salih Tuncer Singin, görsel iletişim ve reklam alanında uzun yıllara dayanan bir kariyere sahiptir. Yaklaşık yirmi yıl sanat yönetmeni olarak çalıştıktan sonra yönetmenliğe yöneldi; son on beş yılda yaklaşık 50 reklam filmi ve 15 müzik klibi yönetti. Görsel anlatı, görüntü yönetimi, kurgu ve post-prodüksiyon alanlarında edindiği deneyimi zamanla bağımsız sinemaya taşıdı.

Singin, sinemada gündelik hayatın içindeki gerçek karakterlere, doğal ritme ve insanın yaşadığı çevreyle kurduğu ilişkiye odaklanan çalışmalar üretmektedir.

Salih Tuncer Singin has a long-standing career in visual communication and advertising. After working as an art director for nearly twenty years, he moved into directing and, over the past fifteen years, has directed approximately 50 commercials and 15 music videos. Over time, he has brought his experience in visual storytelling, cinematography, editing, and post-production into independent cinema.

Singin’s filmmaking focuses on real people within everyday life, natural rhythms, and the relationship between individuals and the environments they inhabit.

KAĞIDIN SESİ / SOUND OF PAPER 

2026 /  30’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Hüseyin Kete

Senaryo/Screenplay: Hüseyin Kete

Müzik / Music : Metin Kahraman , Kemal Kahraman

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Bulut Renas Kaçan

Sanat Yönetmeni / Art director : Şeyda Kete

Kurgu / Editing : Bulut Renas Kaçan

Yapımcı / Producer : Hüseyin Kete

Özet/ Summary

Şehrin her sabah yeniden kurulan düzeni içinde, bazı insanlar yalnızca geride bırakılanları toplar. Kâğıt, plastik, metal ve unutulmuş nesneler… Bu belgesel görünmeyen bir emeğin izini ve iş yerleri sokaklar olan geri dönüşüm işçilerinin çalışma süreçlerini odağına alır.

“Kâğıdın Sesi” kent yaşamının tüketim ve unutma döngüsüne karşı, geride kalanların sessiz varlığını görünür kılan şiirsel ve gözlemci bir belgeseldir. Anlatmak istediklerini sadece sözle değil görüntü ve ifadenin gücüyle de aktarmayı hedefler. Film, izleyiciyi şu soruyla baş başa bırakır: Bir şehrin hafızasında kimlerin izi kalır, kimlerin izi sürekli silinir?

Within the order of a city that is rebuilt every morning, some people collect only what others leave behind: paper, plastic, metal, and forgotten objects… This documentary focuses on the traces of invisible labour and the working lives of recycling workers whose workplaces are the streets.

“The Voice of Paper” is a poetic and observational documentary that makes visible the quiet presence of those left behind in the cycle of consumption and forgetting that defines urban life. It aims to convey its message not only through words, but also through the power of images and expression. The film leaves the audience with one question: Whose traces remain in a city’s memory, and whose are constantly erased?

Yönetmen / Director

1979 yılında Tunceli’nin Pertek ilçesine bağlı Tozkoparan köyünde dünyaya geldi. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını doğduğu coğrafyada geçirdi. Lise son sınıftayken ailesiyle birlikte Adana’ya göç etmesi, yaşamında yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Bölümü’nden mezun oldu. İnsan, toplum ve kültür üzerine şekillenen akademik ilgisini ilerleyen yıllarda eğitim alanına taşıdı. 2013 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yaşam Boyu Öğrenme ve Yetişkin Eğitimi Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı.

Edebiyat ve yazıyla olan bağını uzun yıllar boyunca sürdüren yazarın çeşitli yazıları Radikal gazetesinin dijital yayın platformu Radikal Blog’da yayımlandı. Gözlem, insan hikâyeleri ve toplumsal belleğe duyduğu ilgiyi edebiyatla buluşturan yazar, 2022 yılında yayımlanan Ağlayan Konak adlı öykü kitabıyla edebiyat dünyasındaki çalışmalarını kitaplaştırdı.

Born in 1979 in the village of Tozkoparan, in the Pertek district of Tunceli, he spent his childhood and early youth in the region where he was born. His move to Adana with his family during his final year of high school marked the beginning of a new chapter in his life.

In 2000, he graduated from the Department of Social Anthropology and Ethnology at Ankara University’s Faculty of Languages, History and Geography. In the years that followed, he extended his academic interest in people, society, and culture into the field of education. In 2013, he completed his master’s degree in Lifelong Learning and Adult Education at Ankara University’s Institute of Educational Sciences.

Maintaining a long-standing connection with literature and writing, he published various articles on Radikal Blog, the digital publishing platform of the Radikal newspaper. Bringing together his interest in observation, human stories, and collective memory with literature, he published his short story collection Ağlayan Konak in 2022, bringing his literary work into book form.

MOR MENEKŞELİ KADINLAR / WOMEN WITH PURPLE VIOLETS

2026 /  73’ / Renkli Color Siyah Beyaz B&W / Türkiye Turkey Almanya Germany

Yönetmen/Director:  Sezen Kayhan

Müzik / Music : Maximilian Shaikh-Youssef

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Okan Candemir, Cem Geneşke, Arda Yıldıran

Kurgu / Editing : Rita Bakacs, Buğra Dedeoğlu

Animasyon: İmge Özbilge

Yapımcı / Producer : Sezen Kayhan

Ortak Yapımcı/Co-Producer: Beste Yamalıoğlu, Natalia Imaz, Fabian Kling

Yapım / Production:  Karma Films

Özet/ Summary

Mor Menekşeli Kadınlar, 1967 yılından beri Anadolu’daki küçük bir futbol takımına tutkuyla bağlı olan bir kadın taraftar grubu üzerinden kadınların tribündeki yerini, futbolun yıllar içindeki değişimini ve Türkiye’deki politik iklimin taraftar üzerindeki etkisini sorgulayan bir belgesel. 70’li yıllarda Orduspor’u destekleyen bir grup kadın taraftar 40 yıl sonra takımları amatör lige düşmeden ve Orduspor’un stadı yıkılmadan önce son bir maçta tekrar bir araya gelirler. Onların bir araya gelme sürecinde hayatlarındaki, futboldaki ve Türkiye’deki değişimlere tanık oluruz.

Women with Purple Violets is a documentary that explores women’s place in the stands, the evolution of football over the years, and the impact of Turkey’s political climate on supporters through the story of a group of female fans passionately devoted to a small Anatolian football team since 1967. A group of female fans who supported Orduspor in the 1970s reunite 40 years later for one last match, just before their team drops to the amateur league and Orduspor’s stadium is demolished. Through their reunion, we witness the changes in their lives, in football, and across Turkey.

Yönetmen / Director

Bilkent Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nde lisans, Bahçeşehir Üniversitesi Sinema-TV üzerine yüksek lisans eğitimini tamamladı. Bu dönemde İngiltere’deki National Film and Television School, Venedik Film Festivali kapsamında düzenlenen EIUC İnsan Hakları ve Sinema Okulu ve New York Film Academy’de kısa dönemli film programlarına katıldı. Ayrıca Saraybosna Film Festivali’ndeki Sarajevo Talents programına senarist olarak seçildi. Yüksek lisans eğitiminin ardından Türkiye, İtalya ve Amerika’da çeşitli film, dizi ve belgesel projelerinde çalıştı. Kısa filmleri “Erik Zamanı” (2012), “Elene” (2016) ve “İmparatorlukta Zor Bir Gün” (2018) Tribeca, BFI Londra, Montreal, Palm Springs, Santa Barbara, Cinemed, Sofya, Adana Altın Koza ve Antalya Altın Portakal gibi yüzden fazla ulusal ve uluslararası festivalde gösterildi ve ödüller aldı. Erik Zamanı filmi 2012 yılında Shorts International tarafından Oscar aday adayı gösterildi. Koç ve Antwerp Üniversiteleri Sinema ve Görsel Kültür Müşterek Doktora Programında doktorasını tamamladı ve şu an Almanya’daki Johannes Gutenberg Üniversitesi Sinema Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.

She completed her undergraduate studies in Archaeology and Art History at Bilkent University and her master’s degree in Cinema and TV at Bahçeşehir University. During this period, she participated in short-term film programs at the National Film and Television School in the UK, the EIUC School of Human Rights and Cinema, organised as part of the Venice Film Festival, and the New York Film Academy. She was also selected as a screenwriter for the Sarajevo Talents program at the Sarajevo Film Festival. Following her master’s studies, she worked on various film, television, and documentary projects in Turkey, Italy, and the United States. Her short films —Time of the Plumes (2012), Elene (2016), and A Hard Day in the Empire (2018)— have been screened at over a hundred national and international festivals, including Tribeca, BFI London, Montreal, Palm Springs, Santa Barbara, Cinemed, Sofia, Adana Golden Boll, and Antalya Golden Orange, and have won awards. Time of the Plumes was shortlisted for the Oscars by Shorts International in 2012. She completed her PhD in the Joint Doctoral Program in Cinema and Visual Culture at Koç University and the University of Antwerp, and currently works as a lecturer in the Department of Film Studies at Johannes Gutenberg University in Germany.

SENDE BANA RASTLADIM / I FOUND MYSELF IN YOU

2026 /  43’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Fuzule Tezcan

Senaryo/Screenplay: Fuzule Tezcan

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Akan Açıksöz

Kurgu / Editing : Ali Hancı

Katılımcılar: Seyhan Arman, Cengiz Taşçı, Begüm Koşay, Adama Diop, Psikiyatrist Dr. Alper Hasanoğlu

Yapımcı / Producer : Murat Karafazlı, Fuzule Tezcan

Yapım / Production:  

Özet/ Summary

Sahnede Matmazel Coco adıyla var olan Seyhan Arman’ın görülme ve kabul edilme mücadelesi kimlik yalnızlığına, insanlarla kurmakta zorlandığı derin bağı bitkileriyle kuran peyzaj mimarı Begüm’ün yaşamı ise varoluşsal yalnızlığa açılıyor. Ekonomik koşullar nedeniyle Senegal’den ayrılarak ailesinden uzakta, Türkiye’de yeni bir hayat kurmak zorunda kalan Adem’in hikâyesi zorunlu yalnızlığı görünür kılarken, “Yalnızlık özgürlüktür,” diyerek dağlarda tek başına yaşamayı seçen Çoban Cengiz, yalnızlığın özgürleştirici ihtimalini temsil ediyor. Psikiyatrist Alper Hasanoğlu’nun bilimsel değerlendirmeleriyle derinleşen film, birbirinden uzak görünen bu dört hayatı aynı soruda buluşturuyor: İnsan yalnız kaldığında kendinden mi uzaklaşır, yoksa ilk kez kendine mi rastlar?

Sende Bana Rastladım, yalnızlığı yalnızca bir eksiklik olarak değil, kimliğin, aidiyetin, özgürlüğün ve insanın anlam arayışının kesiştiği çok katmanlı bir deneyim olarak ele alıyor. Filmin adı ise her izleyiciyi bu hikâyelerin içinde kendi yalnızlığıyla karşılaşmaya davet ediyor.

Seyhan Arman’s struggle to be seen and accepted while existing onstage as Matmazel Coco opens onto identity-based loneliness, while the life of landscape architect Begüm, who forms with her plants the deep bond she struggles to establish with people, reveals existential loneliness. The story of Adem, who was compelled by economic circumstances to leave Senegal and build a new life in Türkiye, far from his family, brings involuntary loneliness into view. Meanwhile, Shepherd Cengiz, who chooses to live alone in the mountains, saying, “Loneliness is freedom,” represents the liberating potential of solitude.

Enriched by psychiatrist Alper Hasanoğlu’s scientific insights, the film brings these four seemingly distant lives together through a single question: When a person is alone, do they drift away from themselves, or do they encounter themselves for the first time?

I Found Myself in You approaches loneliness not merely as a lack, but as a multilayered experience in which identity, belonging, freedom, and the human search for meaning intersect. The film’s title invites every viewer to encounter their own loneliness within these stories.

Yönetmen / Director

 2016 yılında Yeditepe Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yıllarında dizi setlerinde çalışmaya başlayarak hazırlık rejisi, devamlılık, reji koordinasyonu ve yardımcı yönetmenlik alanlarında deneyim kazandı. Mezuniyetinin ardından bir süre Kanada’da yaşayarak üretimlerini burada sürdürdü.

Dizi, reklam ve belgesel alanlarında çalışan Tezcan; Clinique, Sixt, Algida, Beko, Eti ve Aroma’nın da aralarında bulunduğu birçok marka için reklam filmleri yönetti. Deprem belgeseli GAİN’de yayımlanırken pandemi döneminde farkındalık amacıyla çektiği belgesel, ulusal haber kanallarında yer aldı.

In 2016, she graduated from the Department of Radio, Television and Cinema at Yeditepe University. During her university years, she began working on television series and gained experience in pre-production directing, continuity, directing coordination, and assistant directing. Following her graduation, she lived in Canada for a period of time, where she continued her creative work.

Working across television series, commercials, and documentaries, Tezcan has directed commercials for numerous brands, including Clinique, Sixt, Algida, Beko, Eti, and Aroma. Her documentary about the earthquake was released on GAİN, while the documentary she made during the pandemic to raise awareness was featured on national news channels.

SICAK BİR GÖZ: MEHMET GÜRELİ / A WARM GAZE: MEHMET GÜRELİ

2026 /  62’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Gamze Terra

Senaryo/Screenplay: Görkem Yeltan

Müzik / Music : Mehmet Güreli

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Arda Yıldıran

Sanat Yönetmeni / Art director : Yelda Bilal, Ekim Betül Uçar

Kurgu / Editing : Süheyla İlay Arıkan, A. Afrail Gök

Yapımcı / Producer : Görkem Yeltan, Yalçın Akyıldız

Yapım / Production:  Karina Film

Özet/ Summary

Karina Film, yönetmenliğini Gamze Terra’nın üstlendiği, müzik, sinema, resim ve edebiyatın duayen ismi, ülkemizin majör sanatçılarından Mehmet Güreli’nin üretimlerinin ele alındığı Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli belgeselini sanat tarihimizin bir köprüsü olarak izleyenlerin beğenisine sunuyor.

Belgeselde Gamze Terra’nın gözüyle Mehmet Güreli’nin derinlikli dünyasında gezintiye çıkılıyor.

Karina Film proudly presents A Warm Gaze: Mehmet Güreli, a documentary directed by Gamze Terra that explores the artistic legacy of Mehmet Güreli – one of Turkey’s foremost artists and a distinguished figure in music, cinema, painting, and literature. The film offers audiences a bridge through the history of Turkish art by examining the remarkable body of work of this multidisciplinary master. Through the lens of Gamze Terra, the documentary takes viewers on a journey into the profound and captivating world of Mehmet Güreli.

 

Yönetmen / Director

2 Ocak 1990 tarihinde Aydın, Nazilli’de dünyaya geldi. İzmir Ekonomi Üniversitesi, Medya ve İletişim, Sinema Ana Sanat dalından mezun oldu. İstanbul’da yaşıyor ve video ditörlüğü yapıyor. Belgesel sinema ve deneysel sinema ilgi alanları.

Gamze Terra were born on January 2, 1990, in Aydın. She graduated from İzmir University of Economics, Department of Media and Communication, with a major in Cinema. She live in Istanbul and work as a video editor. her areas of interest include Documentary cinema and experimental cinema.

STELLA İLE 8 MART / MARCH 8 WITH STELLA

2026 /  61’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Aylin Kuryel

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Aylin Kuryel

Kurgu / Editing : Aylin Kuryel, Eytan İpeker

Yapımcı / Producer : Aylin Kuryel

Yapım / Production:  Image Acts

Özet/ Summary

Stella ile 8 Mart, penceresi İstanbul’da 21. Feminist Gece Yürüyüşü esnasında tüm engellere rağmen kadınların birbirini bulduğu sokaklardan birine bakan bir evde geçer. Türkiye’de 1980 sonrası feminist mücadelenin kurucu figürlerinden Stella Ovadia ile feminizm, sosyalizm, azınlık olmak ve siyaset üzerine gerçekleşen parçalı sohbetler, dışarıdan gelen slogan ve siren sesleriyle şarj olur. Eyleme katılmak için dışarı çıkan kamera, geçmiş mücadelelerin hafızası ile bugünün eylemliliğini aynı kadrajda görür.

March 8 with Stella takes place in an apartment overlooking one of the streets where, during the 21st Feminist Night March in Istanbul, women find each other despite all obstacles. Fragmented conversations with Stella Ovadia, one of the founding figures of post-1980 feminist struggle in Turkey, on feminism, socialism, minority identity, and political life become charged by chants and sirens rising from outside. As the camera moves outside to join the protest, the memory of past struggles and the political action of the present appear within the same frame.

Yönetmen / Director

Aylin Kuryel Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde lisansını tamamladı. Yüksek lisans ve doktorasını Amsterdam Üniversitesi Kültürel Analiz (ASCA) programında, milliyetçilik(ler) ve imaj politikaları üzerine yaptı. Amsterdam Üniversitesi’nde Literary and Cultural Analysis bölümünde akademisyen olarak çalışıyor. Belgeselleri arasında Şehir ve Mesih (2024) Ulysses Çevirmek (2023), Bir Savunma (2021), Balkon ve Bizim Rüyalar (2020), Cemile Sezgin (2020), Baştan Başa (2018), Hoşgeldin Lenin (2016) vardır.

Aylin Kuryel is Assistant Professor of Literary and Cultural Analysis at the University of Amsterdam, working across research, filmmaking, and collaborative practices at the intersection of art and politics. Her work focuses on image politics, nationalism, aesthetics and resistance, and the politics of emotions, with particular attention to how images act and mobilize

Her documentaries include The City and the Messiah (2024), Translating Ulysses (2023), A Defense (2021), Cemile Sezgin (2020), The Balcony and Our Dreams (2020), Heads and Tails (2018), and Welcome Lenin (2016).