Skip to content Skip to footer
Adana Altınkoza Film Festivali

Belgesel Seçkisi

ANADOLU’NUN  TÜRKÜSÜ / THE SONG OF ANATOLIA

2026 / 65 ’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Aydın Orak

Müzik / Music : Mıtrak

Görüntü Yönetmeni/Cinematography:  Aydın Orak

Kurgu / Editing : Jan Mayıs

Yapımcı / Producer : Aydın Orak              

Yapım / Production:  Orak Fılm

Özet/ Summary:

Ahmed Arif’in şiirleri, Anadolu’nun çığlığı, özlemi ve mücadelesidir. Aydın Orak’ın uzun yıllara dayanan titiz bir çalışma sonucu ortaya çıkardığı bu belgesel, şairin yaşamına ve sanatına ışık tutuyor. Belgesel, Ahmed Arif’in eşsiz dizelerini şekillendiren coğrafyayı, halkıyla kurduğu derin bağı ve bir dönemin toplumsal mücadelesini, yıllar süren kaynak taramaları ve detaylı araştırmalarla yeniden yorumluyor. Arşivlerde saklı kalan görüntüler ve belgelerle şairin hayatına dair bilinmeyen hikâyeler gün yüzüne çıkıyor. “Anadolu’nun Türküsü,” Ahmed Arif’in kaleminden dökülen asi, özgürlük dolu mısraların, bir halkın ve coğrafyanın türküsüne nasıl dönüştüğünü çarpıcı bir sinematografik dille anlatıyor. İzleyiciyi hem bireysel bir şiir yolculuğuna hem de Türkiye’nin toplumsal hafızasına davet ediyor.

Ahmed Arif’s poetry is the cry, longing, and struggle of Anatolia. This documentary, brought to life by Aydın Orak after years of meticulous research, sheds light on the poet’s life and art. Through extensive archival exploration and detailed analysis, the film reinterprets the geography that shaped Ahmed Arif’s unique verses, his profound connection with the people, and the societal struggles of his era. Unearthing hidden archival footage and documents, the documentary reveals untold stories from the poet’s life. The Song of Anatolia vividly portrays how Ahmed Arif’s rebellious and freedom-filled verses became the anthem of a people and a land. It invites viewers on a journey through poetry that is both deeply personal and an indelible part of Turkey’s collective memory.

Yönetmen / Director:

Aydın Orak, 1982’de doğdu. Gösteri Sanatları Merkezi Tiyatro Yönetmenliği’nde iki yıllık eğitim

gördü. Aralarında Gogol, İbsen, Yaşar Kemal, Haşmet Zeybek olmak üzere birçok yazarın

oyununu çeviren Orak, İstanbul Bilgi Üniversitesi- Sahne Sanatları ve Performans Bölümünü terk etti.

Asasız Musa uzun metraj filmi 2014 Türkiye’de vizyona girdi. Birçok ulusal ve uluslararası film

festivaline katıldı. Ödüller aldı. Yönettiği film ve oyunlarla Türkiye, İsveç, Norveç, Danimarka,

Belçika, Almanya, Fransa, İsviçre, Kanada, Avusturya ve Avustralya’da önemli festival ve turnelere

katıldı. İskenderiye Uluslararası Film Festivali, Adana Uluslararası Film Festivali, Antakya Film

Festivali gibi festivallerde jüri üyeliği yaptı. Direklerarası Tiyatro Ödüllerince Yılın Erkek Oyuncu

Ödülü’ne layık görüldü. Şiir, çeviri ve araştırma alanlarında beş tane kitabı yayınladı. Onlarca tiyatro

oyununda oyunculuk, yönetmenlik ve çevirmenlik yaptı.

Aydın Orak (1982) is a Turkish filmmaker, actor, and writer trained in Theater Directing. His debut film Moses Without Rod (2014) marked his entry into cinema. He gained recognition with The Legend of Yaşar Kemal (2018), a documentary screened at numerous international festivals. His feature Time of Impatience (2021), a Turkey-Australia co-production, received awards at the Antalya Golden Orange Film Festival and premiered internationally. The film competed at major festivals including Warsaw, Glasgow, and Sofia. Supported by the Turkish Ministry of Culture, his films are distributed by Başka Sinema and streamed on MUBI Turkey and HBO Max.

KENDAL’A BİR HEYKEL / A STATUE FOR KENDAL

2025 /  54’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Ali Urgancı

Senaryo/Screenplay: Ali Urgancı

Müzik / Music : Min Yu

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Ali Urgancı

Sanat Yönetmeni / Art director : Ali Urgancı

Kurgu / Editing : Ali Urgancı

Oyuncular /Cast : Mehmet Sadık Ergin, Murat Atbaş, Fikret Küp, Kadri Sönmez, İzzet Yıldırım

Yapımcı / Producer : Kaan Urgancıoğlu, Özlem Doğan

Yapım / Production:  Arş Film

Özet/ Summary

Kendal, Beyoğlu sokaklarında kendi sesini, ritmini ve biçimini kurmuş bir karakter. Bu, ne yalnızca bir hayatta kalma hikâyesi, ne de bir düşüş anlatısıdır. Film, onun Beyoğlu’ndaki gündelik varoluşundan, zorunlu hizmet için gittiği Esenyurt’ta geçirdiği süreye; hizmetin tamamlanmasının ardından, annesinin evinden ayrılmak zorunda kalışıyla yeniden sokağa döndüğü bir evreye; oradan da, varoluşunu başka bir yerde sınamaya yeltendiği ama pek de uyumlanamadığı Diyarbakır’daki akrabalarının yanına uzanır. Ancak en nihayetinde Kendal, yeniden Beyoğlu’na, sokaklara; zaten hep ait olduğu varlık zeminine döner. Bu döngü, bir bedenin kentle kurduğu ilişkinin, aidiyetin ve kopuşun haritası gibidir. Tiner, Kendal’ın yaşamında yalnızca bir izdir, ama bu hikâyenin merkezi değildir. Onun kentle kurduğu bağ, bir bağımlılıktan çok bir bütünleşmedir. Film, izleyiciye ne acıyı ne de yargıyı dayatır; bunun yerine, her şeye rağmen bir varoluş biçimi kurmanın sessizce mümkün olabileceği bir ihtimali bırakır.

Kendal is a character who has built his own voice, rhythm, and form in the streets of Beyoğlu. This is neither merely a survival story nor a tale of downfall. The film follows him from his everyday existence in Beyoğlu to the period he spends in Esenyurt for mandatory service, then to a stage where, after completing the service, he is forced to leave his mother’s home and returns once again to the streets, and from there to his relatives in Diyarbakır, where he makes an attempt, though without much success, to test his existence in a different place. Ultimately, Kendal returns to Beyoğlu, to the streets, to the existential ground he has always belonged to. This cycle resembles a map of a body’s relationship with the city, of belonging and detachment. Thinner/glue is merely a trace in Kendal’s life but it is not the center of this story. His bond with the city is less an addiction than a form of integration. The film does not impose either pity or judgment on the viewer, instead it leaves open the quiet possibility that, despite everything, it might still be possible to shape a way of existing.

Yönetmen / Director

Ali Urgancı 1992’de İzmir’de doğdu. Üniversite eğitimi için Los Angeles’a giderek Kinesiology okudu, ancak arayışına yönelerek 2022 yılında Barselona’daki ESCAC (Escola Superior de Cinema i Audiovisuals de Catalunya) Film Okulu’na başladı. Burada Suç ve Ceza adlı kısa filmini çekti. Çalışmalarında, kent yaşamının sosyal dokusu, bireylerin varoluş biçimleri ve aidiyet-kopuş temaları öne çıkar. Belgesel ve kurmacayı harmanlayan tarzı, özellikle Kendal’a Bir Heykel adlı docufiction projesinde belirginleşti. Ali Urgancı, sinemasında karakterlerin iç dünyasını, mekânların dokusuyla bütünleştirerek hem yerel hem de evrensel bir anlatım dili geliştirmeyi hedefliyor.

Ali Urgancı was born in İzmir in 1992. He went to Los Angeles for his university education, studying Kinesiology, but, directing his focus toward his pursuit, he began studying at ESCAC (Escola Superior de Cinema i Audiovisuals de Catalunya) Film School in Barcelona in 2022. There, he directed a short film titled Crime and Punishment. His work often explores the social fabric of urban life, individuals’ modes of existence, and the themes of belonging and detachment. His style, blending documentary and fiction, became particularly evident in his docufiction project A Statue for Kendal. Ali Urgancı aims to develop a cinematic language that blends the inner worlds of his characters with the texture of their surroundings, creating a narrative that is both local and universal.

LİVANELİ ‘BİR İNSANIN VE BİR ÜLKENİN HİKAYESİ’ / LIVANELİ: THE STORY OF A PERSON AND A COUNTRY

2026 /  95’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Nebil Özgentürk

Senaryo/Screenplay: Nebil Özgentürk

Genel Koordinatör/General Coordinator: Zeynep Erpamir

Yönetmen Yardımcıları/Assistant Directors: Zeynep Erpamir,Volkan Evcim

Seslendiren/Narrator: Nebil Özgentürk

Kamera/Camera: Volkan Evcim, Ömre Gram, Volkan Akkal

Animasyon/Animation: Atilla Onur Varol

Kısa Video Filmler / Short Video Films

Oyuncu/ Cast : Mert Fırat

Yardımcı Yönetmen & Makyaj/ Assistant Director & Make-Up: Derya Ergün

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Vedat Demir

Görüntü Yönetmeni Asistanı /Assistant Director of Photography: Metin Genç

Ses Tasarım / Sound Design: Mine Pakel

Özet/ Summary

Yönetmen Nebil Özgentürk, yaşayan bir efsane olan Zülfü Livaneli’nin yaşamına samimi bir bakış sunuyor. Ve bu yaşamı anlatırken, Türkiye’nin neredeyse son 70 yılındaki toplumsal olaylarını da bir kez daha hatırlatıyor. Belgesel, Livaneli’nin çocukluk yıllarından başlayarak sürgün zamanlarına, müzik, edebiyat ve sinemadaki yaratımlarından toplumsal barış için verdiği mücadelelere uzanıyor. Arşiv görüntülerin ve özel röportajların yer aldığı belgeselde Livaneli’nin yaşamındaki özel anlar da yeniden canlandırmalarla kayda geçiyor. On sekiz aylık yoğun bir çalışmanın eseri olan bu belgesel, Livaneli’nin yarım asrı deviren kültür ve sanat yolculuğuna bir saygı duruşu niteliği taşımakta.

Director Nebil Özgentürk offers an intimate portrait of living legend Zülfü Livaneli, while also revisiting nearly seven decades of Turkey’s social and political history through his life story. Beginning with Livaneli’s childhood and tracing his years in exile, the documentary follows his creative journey across music, literature, and cinema, as well as his lifelong commitment to social peace. Featuring archival footage and exclusive interviews, the film also brings personal moments from Livaneli’s life back to the screen through dramatised reconstructions. The result of eighteen months of intensive work, the documentary stands as a tribute to Livaneli’s more than five-decade journey through culture and the arts.

Yönetmen / Director

Nebil Özgentürk, gazetecilik kökenini insan odaklı derin röportaj tecrübesiyle birleştirerek Türkiye’nin yakın tarihini ve kültür-sanat birikimini ekranlara taşıyan belgesel sinemada kendine has bir ekol yaratmıştır. 1998’de başlayan ve yakın tarihe yön veren isimleri buluşturan Bir Yudum İnsan ile dev nitelikteki Türkiye’nin Hatıra Defteri ve Sanatımızın Hatıra Defteri projeleri yönetmenin kariyerindeki dönüm noktalarıdır. Özgentürk, sosyokültürel ve tarihi temaları işlediği yapımlarında sinemasal canlandırmalara da yer vererek Nâzım Aramızda ve Livaneli – Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi gibi projelere imza atmıştır.

20’den fazla kitaba yazar olarak imza atan Nebil Özgentürk gazetecilik, televizyonculuk, kültür-sanat alanında yüzlerce ödülün de sahibi.

Drawing on his journalistic background and extensive experience in in-depth, human-centred interviews, Nebil Özgentürk has developed a distinctive approach to documentary filmmaking, bringing Turkey’s recent history and cultural and artistic heritage to the screen. Bir Yudum İnsan, which began in 1998 and brought together the figures who shaped Turkey’s recent history, as well as the landmark projects Türkiye’nin Hatıra Defteri and Sanatımızın Hatıra Defteri, mark key milestones in his career. In his documentaries exploring sociocultural and historical themes, Özgentürk also incorporates dramatised reconstructions, as seen in projects such as Nâzım Aramızda and Livaneli – Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi.

The author of more than twenty books, Nebil Özgentürk has received hundreds of awards for his work in journalism, television, and the cultural and artistic fields.

MATRUŞKA /    MATRYOSHKA

2026 /  77’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Melihat Özdoğan Ağgül

Senaryo/Screenplay: Melihat Özdoğan Ağgül

Müzik / Music : Alphan Tokmakoğlu, Ruhi Su, Rahmi Saltuk

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Ali Kazem  Zadeh, Uluç Erdem Ersen

Kurgu / Editing : Uluç Erdem Ersen

Yapımcı / Producer : Melihat Özdoğan Ağgül, Uluç Erdem Ersen

Özet/ Summary

Işıl Hanım’ın, çok katmanlı kişiliğini; gazeteci, yazar, anne, tiyatrocu, yönetmen, seyyah ve aktivist yönlerini, bir matruşka gibi iç içe geçmiş kimliklerini açığa çıkarır. Film, bu cesur ve yaratıcı kadının gözlerinden Türkiye’nin son 60 yılına tanıklık sunar. Bugün hâlâ projeler üreten, hayalleri peşinden koşan Işıl Özgentürk’ün hikayesi, sadece bir biyografi değil; aynı zamanda direnç, üretkenlik ve özgürlüğe adanmış bir yaşam öyküsüdür.

The film reveals Işıl Hanım’s multifaceted personality; her roles as journalist, writer, mother, theater actress, director, traveler, and activist, her identities intertwined like a matryoshka doll. Through the eyes of this courageous and creative woman, the film offers a glimpse into the last 60 years of Turkey. The story of Işıl Özgentürk, who still creates projects and pursues her dreams today, is not just a biography; it is also a life story dedicated to resilience, productivity, and freedom.

Yönetmen / Director

Melihat Özdoğan Ağgül, 1966 yılında İzmir’in Kiraz ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kiraz’da tamamladıktan sonra İzmir Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Anadolu Üniversitesi Hemşirelik Ön Lisans programını tamamladıktan sonra 1985 yılında sağlık sektöründe çalışmaya başladı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde görev yaptı. 2018 yılında Sağlık Bakanlığı’nın Psikiyatri Hemşireliği sertifika programına katıldı.

Sanatın iyileştirici gücüne olan inancı, onu kısa film üretimine yönlendirdi. Psikososyal terapilerde kullanılmak üzere danışanları için kısa filmler hazırladı. 2020 yılında emekli olduktan sonra sinema alanındaki üretimlerini artırdı. Anadolu Üniversitesi’ nde öğrencisidir.

Melihat Özdoğan Ağgül was born in 1966 in Kiraz, İzmir, Turkey. She completed her primary and secondary education in Kiraz and graduated from İzmir Health Vocational High School. She later earned an associate degree in nursing from Anadolu University. Her professional career in healthcare began in 1985, and she worked at İzmir Katip Çelebi University Atatürk Training and Research Hospital’s Community Mental Health Center. In 2018, she participated in the Ministry of Health’s Psychiatric Nursing certification program.

Believing in the healing power of art, she began producing short films to support psychosocial therapies. After retiring in June 2020, she focused more intensively on filmmaking.She is a student at Anadolu University.

TUZDAN HAYALLER / DREAMS OF SALT

2026 /  30’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Musa Ak

Senaryo/Screenplay: Musa Ak

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Turgay Kural

Sanat Yönetmeni / Art director : Elif Ak

Kurgu / Editing : İshak Ayvaz

Yapımcı / Producer : Musa Ak

Özet/ Summary

Bozkırın ortasında neredeyse tamamen boşalmış bir köyde, yıllardır geleneksel yöntemlerle tuz üretimi yapılan bir tuzla hâlâ yaşamın izlerini taşımaktadır. Filmin merkezinde, 1970’lerden bu yana tuzlada çalışan ustabaşı Turan Işık ve onunla birlikte çalışan işçilerin gündelik hayatı yer alır. Kuraklık, iklim değişikliği ve köyden kente göç nedeniyle suyun ve emeğin giderek azaldığı bu mekânda, tuz üretimi artık bir meslekten çok kaybolmakta olan bir yaşam biçiminin son tanıklığına dönüşür. “Tuzdan Hayaller”, bozkırın sert doğası içinde süren ağır emeği, sessiz dönüşümü ve bir geleneğin yavaş yavaş yok oluşunu gözlemci ve şiirsel bir anlatımla görünür kılar.

In the middle of the steppe, in a village that has been almost completely abandoned, a salt pan where salt has been produced using traditional methods for years still bears traces of life. The film centers on the daily lives of Turan Işık, a foreman who has worked at the saltworks since the 1970s, and the workers who labor alongside him. In this place, where water and labor are dwindling due to drought, climate change, and migration from the village to the city, salt production has become less a profession and more a final testament to a way of life that is disappearing. “Dreams of Salt” observes the arduous labor, silent transformation, and gradual disappearance of a tradition within the harsh nature of the steppe through an observational and poetic narrative.

Yönetmen / Director

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema ve Televizyon bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Aynı anabilim dalında yüksek lisansını yaptı. Doktorasını İstanbul Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Anabilim Dalında tamamladı. Çok sayıda kısa film ve belgesel film çekti. Film festivallerinde jüri üyeliği görevlerinde bulundu. 50’den fazla film festivalinde ülkesini temsil etti. Ulusal ve uluslararası film festivallerinde 30’dan fazla ödül aldı. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivalinin danışmanlığını yapmaktadır. Dijitalleşme ve Yeni Medya Döneminde Belgesel Film Estetiği adlı yayınlanmış bir kitabı vardır.  Şu anda Karabük Üniversitesi Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesinde Doktor öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. 

He completed his undergraduate studies at Erciyes University, Faculty of Communication, Department of Radio, Cinema and Television. He obtained his master’s degree in the same department. He earned his Ph.D. in the Department of Radio, Television and Cinema at Istanbul University. He has directed numerous short films and documentary films. He has served as a jury member at various film festivals and represented his country in more than 50 film festivals. He has received over 30 awards at national and international film festivals. He currently serves as an advisor for the International Golden Safran Documentary Film Festival. He is the author of a published book titled Aesthetics of Documentary Film in the Age of Digitalization and New Media. He is currently working as a Doctor Lecturer (Assistant Professor) at Karabük University, Safranbolu Türker İnanoğlu Faculty of Communication.

YERLİ YURTSUZ / ROOTLESS RESIDENT

2025 /61 ’ / Renkli Color / Türkiye Turkey

Yönetmen/Director:  Rıza Oylum

Senaryo/Screenplay: Rıza Oylum

Müzik / Music : Canset Özge Can

Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Rıza Oylum

Kurgu / Editing : Ali Moslemi

Oyuncular /Cast : Yervant Demirci, Yurşalin Demirci, Zekeriya Sabuncu, Gagik Arakelyan

Yapımcı / Producer : Rıza Oylum, Murat Yıldırım

Yapım / Production:  Seyyah Film, Katadrom Productions

Özet/ Summary

“Yerli Yurtsuz”, Mardin’in Derik ilçesinde doğan demir ustası Yervant Demirci’nin, Türkiye ve Ermenistan’daki, Ermeni-Türk-Kürt kimliğinin karmaşık arazisinde gezinmesini konu alıyor. Yervant’ın dil yolculuğu Kürtçe ile başlıyor, ardından okul hayatında öğrendiği Türkçe ile devam ediyor ve şimdi ana dilini öğrenerek Ermeni kökleriyle yeniden bağlantı arayışına giriyor. Belgesel, Demirci’nin kendisini “Kürt-Ermeni” ve “Türk-Ermeni” olarak tanımlayan kültürel ve dilsel engellere rağmen, iki ülkede ve üç şehirde mirasıyla yeniden bağ kurma çabalarını izliyor. “Yerli yurtsuz”, Derik’in Ermeni nüfuslu bir bölgeden Kürt çoğunluklu bir şehre evriminin tarihsel arka planında, İstanbul’un Samatya semtindeki canlı Ermeni topluluğuna ve Ermenistan’ın huzurlu Ayntap kırsalına uzanan, tarihi ve siyasi sembollerle çerçevelenmiş görüntüleriyle, izleyicilere geçmiş ve şimdi arasındaki kesişimi deneyimleme imkânı sunacak

“Rootless Resident” follows Yervant Demirci, a blacksmith born in the Derik district of Mardin, as he navigates the complex terrain of Armenian-Turkish-Kurdish identity in modern Turkey and Armenia. Yervant’s language journey begins with Kurdish, continues with Turkish as he enters school, and now seeks to reconnect with his Armenian roots by learning his mother tongue.The documentary follows Demirci’s efforts to reconnect with his heritage in two countries and three cities, despite the cultural and linguistic barriers that define him as “Kurdish-Armenian” and “Turkish-Armenian”.”Rootless Resident” offers viewers the opportunity to experience the intersection of past and present, with images framed by historical and political symbols ranging from the historical backdrop of Derik’s evolution from an Armenian-populated region to a Kurdish-majority city, to the vibrant Armenian community in Istanbul’s Samatya district, to the peaceful Ayntap countryside of Armenia.

Yönetmen / Director

1984 İstanbul doğumlu. İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden lisans, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Edebiyatı Anabilim Dalında yüksek lisans eğitimi aldı. Varlık, Virgül, Agora, Film Arası, Kitapçı ve edebiyathaber.net gibi farklı mecralarda sinema ve edebiyat merkezli metinler yayımladı. Uzakdoğu Sineması, Rus Sineması, Alman Sineması, Ortadoğu Sineması, Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri, Doksanlar, Dünya Yazarlarından Yazarlık Dersleri ve İran Sineması kitaplarını yazdı. Ulusal ve uluslararası festivallerde jüri, küratör ve yayın editörü görevlerinde bulundu. Türkiye’de ve yurtdışında ülke sinemaları üstüne konferanslar verip workshoplar yaptı. Halihazırda Üsküdar Üniversitesi’nde sinema tarihi ve film analiz dersleri veriyor. “Yerli Yurtsuz” yönetmenliğini yaptığı ilk belgeseldir

Born in Istanbul in 1984, he holds a bachelor’s degree in Turkish Language and Literature from Istanbul Kültür University and a master’s degree in Turkish Literature from Trakya University’s Institute of Social Sciences. He has published writings on cinema and literature in various outlets such as Varlık, Virgül, Agora, Film Arası, Kitapçı, and edebiyathaber.net. He is the author of books on Far Eastern, Russian, German, Middle Eastern, and Iranian cinema, as well as works titled Cinema Lessons from World Directors, The Nineties, and Writing Lessons from World Authors. He has served as a jury member, curator, and publications editor at both national and international festivals. He has given lectures and conducted workshops on national cinemas in Turkey and abroad. He currently teaches film history and film analysis at Üsküdar University. Rootless Resident is his first documentary as a director.